« Önceki | Sonraki »

19/6/2007

diyarbakır karpuzu hikayesi

Kavun ye bilegen bağ,
Üzüm ye rengen bağ,
Karpuz ye işegen bağ

Lokman Hekim, peygamberlik mertebesine erişmiş, bütün dertlerin dermanını bilen bir hekimmiş. Herhangi bir hastalığın dermanını bilir, başını alır kırlara, dağlara çıkar dolaşırmış. O, dolaşırken,her ot, her çiçek, her nebat ona hangi derdin dermanı olduğunu söylermiş. O da buna göre, her hastalığın dermanını bulurmuş.Günün birinde Lokman Hekim ölümsüzlüğün dedermanını bulma sevdasına kapılmış, kırları dolaşa dolaşa, dağları aşa aşa, diyar diyar gezerek yolu Diyarbakır’a varmış. Urum (Urfa) Kapısı’ndan içeri girmiş, zerzavatçılar (sebzeciler) meydanına gelmiş. Orada gözü yığın yığın patlıcanlara deyince “ Hayret “ demiş. Bu patlıcanları yiyen halk, nasıl oluyorda hasta olmuyor? “ Biraz daha yürümüş, dağlar kimi (gibi) üst üste yığılı koca koca karpuzları görünce “ Ha” demiş. “Yemekten sonra bu karpuzdan bol bol yiyiyorlar, sebebi bu” diyerek, karpuzun birçok derde deva olduğuna kanaat getirmiş.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-06-22 00:35:43
    Konu: :)
    diyarbakır karpuzu ticari olmadığı için piyasada yok ve karpuzun bu kadar büyük olması kuş gübrelerinden kaynaklanıyor.... (yanılmıyorsam)
    :))

    Bağlantı »

  2. Yazan: eFteLya88 | Tarih: 2007-06-19 18:26:19
    Konu: süperr
    ya hemşerim ben bitürlü bizim evde kocaman
    diyarbekir karpusu göremedimmm :( neslimi tükeniyo nee
    bu arada yoksun ortalarda nerdesin beaaa...

    Bağlantı »